İş Hukuku

Kıdem Tazminatı Nedir? Kıdem Tazminatı Tavanı 2025

Kıdem Tazminatı Nedir? Kıdem Tazminatı Tavanı 2025

26 Mar 2025

Av. Melis Aslan

Kıdem tazminatı nedir sorusunun cevabı işçinin belirli şartlar altında işten ayrılması durumunda işveren tarafından ödenmesi gereken bir tazminat türüdür. Bu tazminat, işyerinde 1 yıldan fazla çalışan işçinin işyerinde çalıştığı süreye bağlı olarak hesaplanır ve işçinin kıdemi arttıkça tazminat miktarı da artar. Ancak kıdem tazminatı tavan sınırı devlet tarafından belirlenmektedir. Bu yazıda hem kıdem tazminatı nedir sorusuna hem de kıdem tazminatı tavan miktarını herkesin anlayabileceği şekilde anlatacağız.

Neden Kıdem Tazminatı Verilir?

Kıdem tazminatı, Yargıtay kararlarına göre "işveren tarafından işçiye, işyerinde çalıştığı süre ve işçinin katkıları dikkate alınarak ödenen toplu paradır." Bu tazminat, işçinin işini kaybetmesi durumunda yeni bir iş bulma zorlukları ve işyerine yaptığı katkılar göz önünde bulundurularak hesaplanır. Kıdem tazminatı, işçinin geçim kaynağını kaybetmesi durumunda maddi olarak destek sağlamayı amaçlar ve iş güvencesinin bir parçası olarak görülür.

Kıdem tazminatı işçiye verilen bir ücret değil, işçinin çalışma süresi boyunca yaptığı katkılar sonucunda hak ettiği bir tazminattır. İşçinin bunu hak etmesi için normal çalışmasının dışında herhangi bir şey yapmasına gerek yoktur. Yargıtay’a göre:

 "İşverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir." 

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/29630 E., 2012/38084 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/18670 E., 2018/26219 K. ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/382 E., 2016/2020 K. sayılı kararları)

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı, işçinin aldığı son brüt ücret üzerinden hesaplanır. Bu hesaplama yapılırken, işçinin brüt ücretine ek olarak yemek, yol, aile yardımları gibi ek ödemeler de dikkate alınır. İşçi her bir yıl için bir aylık brüt ücreti tutarında kıdem tazminatına hak kazanır.

Örneğin: Bir işyerinde 20.000 TL brüt ücretle çalışan ve toplamda 8 yıl, 4 ay, 18 gün çalışmış bir işçinin kıdem tazminatı şu şekilde hesaplanır:

  • 8 tam yıl için: 20.000 TL x 8 = 160.000 TL

  • 4 ay için: (20.000 TL / 12) x 4 = 6.666,66 TL

  • 18 gün için: (20.000 TL / 365) x 18 = 986,30 TL 

  • Toplam: 167.652,96 TL

Kıdem Tazminatında Damga Vergisi Ne Kadar?

Yukarıda hesaplanan toplam ücret üzerinden devlete %0,759 kıdem tazminatı damga vergisi ödenecektir. İş veren bu vergiyi kesip size net tazminat miktarını ödeyecektir. Sizin herhangi bir işlem yapmanıza ya da vergi dairenize gitmenize gerek yoktur.

Kıdem tazminatı tavan sınırına kadar olan bölüm için herhangi bir gelir vergisi ödenmez. Ancak aşağıda bahsedeceğimiz kıdem tazminatı tavan sınırını aşan tazminatlar için sadece aşan kısım gelir vergisi oranları ile vergilendirilir.

Kıdem Tazminatı Almanın Şartları Neler?

Her işçinin kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için bazı şartların sağlanması gerekir:

  1. Şart: İş Sözleşmesinin Türü

  2. Şart: Fesih Sebebi

  3. Şart: Çalışma Süresi

  4. Şart: İstisna hallere girmemesi

Şimdi gelin bu şartların detaylarına ve hangi şartlarda kıdem tazminatı alabileceğinize bakalım.

İş Sözleşmesinin Türü

İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olması gerekir. Bu kanuna tabi olmayan iş sözleşmeleri kapsamında çalışan işçiler kıdem tazminatına hak kazanamazlar.

İş Kanunu Kapsamında Olmayan İşler Nelerdir? 

İş kanunu kapsamında olmayan ve bu sebeple kıdem tazminatı almaya hak kazanamayan işler Kanun’un m.4/1’de sayılmıştır.

"Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz; 

a) Deniz ve hava taşıma işlerinde, 

b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, 

c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri, 

d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, 

e) Ev hizmetlerinde, 

f) Çıraklar hakkında,

g) Sporcular hakkında, 

h) Rehabilite edilenler hakkında, 

ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2'nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde."

Ayrıca hizmet sözleşmesi ile yapılan işlerde kıdem tazminatı kapsamı dışındadır.

Fesih Sebebi 

İşçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan haklı sebeplerle feshetmesi veya işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde sayılan haklı sebepler haricinde bir sebeple iş sözleşmesini feshetmesi gerekir. Görüldüğü gibi iş sözleşmesi ya işveren tarafında ya da işçi tarafından feshedilebilir. Kıdem tazminatına kazanabilmesi için iş veren tarafından haksız fesih, işçi tarafından da haklı fesih yapılmış olması gerekir. Peki haklı yada haksız feshin söz konusu olduğunu nereden anlayacağız? İşte detaylar:

İşçi Tarafından Haklı Fesihler

İş Kanun’un 24. maddesinde haklı fesihler şöyle sıralanmıştır:

Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: 

I. Sağlık sebepleri: 

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. 

b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. 

II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. 

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. 

c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. 

d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. 

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilemez veya ödenmezse, 

f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. 

III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. 

Eğer işçi, bu sebeplere dayanarak işten ayrılırsa kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak bu hakkı kazanabilmesi için tabii ki yukarıda sayılan sebepleri somut bir şekilde kanıtlamalıdır. Delilleri sağlam olmalı ve anlaşmazlığın davaya gitmesi durumunda hakimi ikna edebilecek delilleri olmalıdır. 

Aksi takdirde hem kıdem tazminatı hem de bazı durumlarda ihbar tazminatına hak kazanamaz.

İşveren Tarafından Haksız Nedenleri

Eğer iş sözleşmesini işveren fesih etmişse bu durumda kıdem tazminatı kazanılabilmesi için fesih sebebinin İş Kanunu 25/1 II’de yer alan sebeplere dayanmaması gerekir. Yani aşağıda sayılan sebeplerin birinden dolayı işveren sözleşmeyi fesih etmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. İşte bu sebepler:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. 

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. 

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması. 

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. 

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. 

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. 

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. 

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması,

İşte bu maddelerden birine dayanılarak işten çıkarma yapılmışsa kıdem tazminatı kazanılamaz.

Çalışma Süresi 1 Yıldan Fazla Olmalı

İşçinin işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Bir yılını doldurmayan işçiler kıdem tazminatına hak kazanamazlar.

1 yılın hesabında işten ayrılmadan geçirilen toplam süreyi ifade etmektedir. Yani kullanılan izinler, yıllık izin de bu sürenin içine dahil edilecektir.

Part-Time (Yarı Zamanlı) Çalışanlar İçin Kıdem Tazminatında Süre

Yarı zamanlı, yani part-time çalışanlar için bu sürenin ikiye bölünmesi gibi bir şey söz konusu değildi. Yarı zamanlı çalışsa bile çalıştığı saat üzerinden değil, o işveren bağlı olarak geçirdiği gün sayısı hesaba katılır.

İstisnai Hallerden Olmamalı

1475 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan bazı istisnai durumlarda kıdem tazminatına hak kazanılabilir. İşte kıdem tazminatının bazı istisnaları:

Askere Giderken İşten Çıkarsam Kıdem Tazminatı Alabilir Miyim?

Askerlik istisnalardan biridir. Zorunlu askerlik görevini yapmak için işten ayrılan kişi işten ayrılmayı kendisi tercih etmiş olsa dahi kıdem tazminatı almaya hak kazanır.

Bedelli Askerliğe Giderken İşten Çıkarsam Kıdem Tazminatı Alabilir Miyim?

Bedelli askerlik istisna kapsamında değildir. Bu sebeple bedelli askerlik için işten ayrılan biri kıdem tazminatına hak kazanamaz. İstisna sadece uzun dönem askerlikler için geçerlidir.

Vefat Eden Kişi için Kıdem Tazminatına Alınabilir Mi?

İstisnalar kapsamında olan durumlardan biri de işçinin iş sözleşmesi devam ederken hayatını kaybetmesidir. Umarız hiç kimse bunu araştırmak zorunda kalmaz ancak yine de başınıza gelirse vefat eden işçiler için kıdem tazminatının mirasçılara ödenmesi zorunludur.

Kadın Evlendikten Sonra İşi Bırakırsa Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

Kadınlar evlendikten sonra bir yıl içerisinde kendi istekleri ile işi bırakırsalar kıdem tazminatına hak kazanabilirler.

Emekli Olunca Kıdem Tazminatına Hak Kazanabilir Miyim?

Kanunen emekli olmaya hak kazanıp da emekli olan kişiler kıdem tazminatına hak kazanır. Halk arasında emekli ikramiyesi olarak geçen terimin hukuki karşılığı da buradaki kıdem tazminatıdır.

Sendika İş Sözleşmemi Feshederse Kıdem Tazminatı Alabilir Miyim?

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu m. 23 gereğince bağlı olduğu sendika yönetimi tarafından iş sözleşmesi feshedilen işçiler kıdem tazminatına hak kazanır.

Kıdem Tazminatının Hukuki Dayanağı

Kıdem tazminatının hukuki dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 6. maddesi ve aynı kanunun 120. maddesi ile atıf yapılan 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun 14. maddesidir. Bu maddeler, kıdem tazminatının hukuki zeminini oluşturur.

  • 4857 sayılı İş Kanunu: 2003 yılında yürürlüğe giren bu kanun, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkilerini düzenleyen temel kanundur.

  • 1475 sayılı İş Kanunu: 1971 yılında yürürlüğe giren bu kanun, kıdem tazminatının temel hükümlerini içermektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bazı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır ancak kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesi hala yürürlüktedir.

Kıdem Tazminatı Davası Öncesinde Zorunlu Arabuluculuk Süreci

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine göre bireysel veya toplu iş sözleşmelerine tabi olan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak olan iş davalarının öncesinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Kıdem tazminatı davası açmak isteyen davacı, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin olarak düzenlenen son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Aksi takdirde kendisine 1 haftalık kesin süre verilir ve verilen kesin süre içerisinde de son tutanağın sunulmaması halinde davanın reddine karar verilir.

Kıdem Tazminatı Davası nasıl Açılır? Nelere Dikkat Edilmeli?

Kıdem tazminatı davası açmadan önce, işçinin zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlaması gerekmektedir. Arabuluculuk süreci, taraflar arasında bir anlaşmaya varılmasını sağlamak amacıyla yapılır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, işçi dava açabilir.

Eğer dava nasıl açılır konusunda bilginiz yoksa ya da tereddütleriniz varsa ilgili yazımızı hemen okuyarak dava açma sürecini ücretsiz bir şekilde öğrenebilirsiniz.

İlgili yazımız: Nasıl Dava Açılır? (2025 Güncel Yöntemler)

Davanın Sonuçlanması

Mahkeme, bilirkişi raporunu değerlendirerek kararını verir. Karar, işçinin hak ettiği kıdem tazminatının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesini içerir. İşveren, mahkeme kararı doğrultusunda ödemeyi yapmakla yükümlüdür.

İşe İade Davası ve Kıdem Tazminatı

İşe İade Davası Süreci

İşçi, işten çıkarılma sebebiyle işe iade davası açmış olabilir. İşe iade davasının reddedilmesi durumunda bile, işçi kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için ayrı bir dava açabilir. Ancak, işe iade davasının sonucuna göre bazı durumlarda kıdem tazminatı talebinde bulunmak anlamlı olmayabilir.

İşe İade Davasının Reddi Durumunda Kıdem Tazminatı

İşe iade davası sonucunda işverenin haklı nedenle fesih yaptığına hükmedilirse, işçinin kıdem tazminatı talebi geçersiz olabilir. Bu durumda, işçinin kıdem tazminatı davası açmasının bir anlamı olmayacaktır çünkü işe iade davasında verilen karar, taraflar için bağlayıcıdır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay kararları, kıdem tazminatı davalarının sonuçlanmasında önemli bir rol oynar. Örneğin, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2012/802 E., 2014/4678 K. sayılı kararı, işverenin haklı nedenle fesih yaptığına hükmedilen davalarda kıdem tazminatı talebinin geçersiz sayılabileceğini belirlemiştir.

Eksik Ödeme Durumunda Kıdem Tazminatı Davası

Eksik Ödeme ve Yasal Haklar

Kıdem tazminatının eksik ödenmesi durumunda da işçi dava açabilir. Eksik ödeme, işçinin hak ettiği kıdem tazminatının tam olarak ödenmemesi durumudur. Bu durumda, eksik ödeme miktarı bilirkişi tarafından belirlenir ve mahkeme kararı ile işçiye ödenir. İşçi alacakları şirketlerin ödeme yapma sırasında en önde gelen ödemelerindendir. Öyle ki bir şirket konkordato ya da iflas ilan etse dahi ilk olarak işçi alacakları ödenir. Konkordato nedir sorunun cevabını bilmiyorsanız ilgili yazımıza göz atabilirsiniz.

Dava Açma Süreci ve Bilirkişi İncelemesi

Eksik ödeme davasında, işçi tarafından sunulan belgeler ve bilgiler doğrultusunda bilirkişi inceleme yapar. Bilirkişi, işçinin hak ettiği tazminat miktarını hesaplar ve eksik ödeme miktarını belirler. Mahkeme, bilirkişi raporunu değerlendirerek kararını verir ve işverenin eksik ödemeyi tamamlamasına hükmeder.

Kıdem Tazminatı Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?

İş davalarının hangi mahkemede açılacağı, İş Mahkemeleri Kanununun 6. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu kanuni düzenleme, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların doğru mahkemede görülmesini sağlar. Aşağıda, bu düzenlemeye dair detaylı bilgiler yer almaktadır.

Yetkili Mahkeme Belirlenmesi

İş Mahkemeleri Kanununun 6. maddesine göre, iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme şunlardır:

  1. Davalının Yerleşim Yeri Mahkemesi: Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu, işverenin ikamet ettiği veya faaliyet gösterdiği yerin mahkemesidir.

  2. İşin Yapıldığı Yer Mahkemesi: İşin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi de yetkili kabul edilir. Bu, işin fiilen gerçekleştirildiği yerin mahkemesi anlamına gelir.

  3. Birden Fazla Davalı Durumu: Davalı birden fazla ise, bu davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

İş Kazasın veya Vefatından Doğan Kıdem Tazminatı Davalarında Yetkili Mahkeme Neresidir?

İş kazalarından doğan tazminat davalarında ise yetkili mahkeme şu şekilde belirlenir:

  1. Kazanın Meydana Geldiği Yer Mahkemesi: İş kazasının veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi yetkilidir.

  2. Zarar Gören İşçinin Yerleşim Yeri Mahkemesi: Zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Kıdem Tazminatı Davalarında Yetki Sözleşmeleri

İş davalarında yetki sözleşmeleri, bu madde hükümlerine aykırı olmamalıdır. Kanuna aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Bu, işçi ve işverenin kendi aralarında belirlediği yetki mahkemelerinin, kanuna aykırı olması durumunda geçersiz sayılacağını ifade eder.

İşçinin İkametgahında Dava Açılamaz

Kanuni düzenleme oldukça açıktır. Bu kapsamda, davalı olacak işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi iş davasına bakmaya yetkili mahkeme olacaktır. İşçilik alacağına ilişkin davalar işçinin ikametgahında açılamayacaktır. Bu düzenleme, iş davalarının daha hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlanmasını hedefler. Bunun tek istisnası yukarıda bahsettiğimiz iş kazası ve vefat durumlarıdır.

Kıdem Tazminatı Tavanı Ne Kadar? 2025 Sınırı

Kıdem tazminatı hesaplanırken devlet bir tavan ücret belirler. Yani eğer maaşını bu miktardan yüksekse kıdem tazminatınız kendi maaşınızda değil bu tavan miktarı üzerinden hesaplanır. Bu miktarlar aylık 

brüt maaşı ifade eder. 

İşte 2025 yılı kıdem tazminatı tavan miktarı:

  • 2025 yılı ilk 6 ay için: 46,655.43 TL

Eğer geçtiğimiz yıl işinizden ayrıldıysanız o yılki maaşınız ve tavan miktarı üzerinden hesaplama yapılacaktır. İşte 2023 Kıdem tazminatı tavan miktarı:

  • 2024 yılı ilk 6 ay için: 35.058 TL

  • 2024 yılı ikinci yarı için: 41.828 TL

Bu miktarlar her yıl değişmektedir.

Kıdem Tazminatı Ne Zaman Ödenir? Nasıl Ödenir?

Kıdem tazminatı, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde ödenmelidir. İşverenin bu süre içinde ödeme yapmaması durumunda, işçi yasal yollara başvurarak kıdem tazminatını talep edebilir.

Ödeme Usulü:

  • Kıdem tazminatı, işçinin banka hesabına yatırılmalıdır. Nakit olarak ödeme yapılması durumunda işçinin yazılı onayı alınmalıdır.

  • Ödeme sırasında işçiye bir hesap dökümü sunulmalı ve bu dökümde kıdem tazminatının nasıl hesaplandığı ayrıntılı olarak belirtilmelidir.

  • İşçi, kıdem tazminatını alırken bu konuda herhangi bir baskı veya zorlama altında olmamalıdır.

Kıdem Tazminatı Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?

4857 sayılı İş Kanunu'nun "Zamanaşımı süresi" başlıklı Ek Madde 3/1-a. bendi uyarınca, kıdem tazminatı zamanaşımı süresi 5 (beş) yıldır. Eskiden 10 yıl olan kıdem tazminatı zamanaşımı süresi, 12/10/2017 tarihinde yapılan değişiklikle 5 yıla indirilmiştir.

Zamanaşımı Süresinin Önemi

Kıdem tazminatına hak kazanmış olan işçinin, bu hakkını 5 yıllık süre içerisinde talep etmemesi halinde kıdem tazminatı hakkı zamanaşımına uğrayacaktır. Bu, işçinin belirlenen süre içinde talepte bulunmaması durumunda kıdem tazminatı hakkını kaybedeceği anlamına gelir.

Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı

Kıdem tazminatı zamanaşımı süresi, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Bu süre, iş sözleşmesinin feshedildiği veya işçinin işten ayrıldığı tarihten itibaren hesaplanır.

Kıdem Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

İşyeri El Değiştirdiğinde Kıdem Tazminatı Kim Tarafından Ödenir?

Bu durumda her iki işveren de müteselsil, ortak, sorumludur. Ancak bu sorumluluk kendi dönemleri ile sınırlıdır.

Grev ve Lokavt Süreleri Kıdem Tazminatına Dahil Mi?

Grev ve lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıya alınır ve bu dönemde işveren tarafından herhangi bir ödeme yapılmaz. Ayrıca, bu süreler kıdem tazminatı hesaplanırken dahil edilmez. İşçinin kıdem tazminatının doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için çalışılmayan bu süreler göz ardı edilerek, fiili çalışma süresi üzerinden hesaplama yapılmalıdır.

İşçi Aynı İşyerinde Aralıklı Çalışırsa Kıdem Tazminatı Ne Olur?

Bu konu oldukça tartışmalıdır. İşçinin aynı işyerinde aralıklı çalışması çoğu zaman kıdem tazminatı için kabul görmemektedir. Ancak bazı istisna durumlarda da bu mümkün olmaktadır.

Sonuç

Kıdem tazminatı, işçinin işini kaybetmesi durumunda işveren tarafından ödenen önemli bir tazminattır. Bu tazminatın hesaplanması ve hak kazanılması belirli şartlara bağlıdır ve işçinin işyerindeki kıdemi arttıkça tazminat miktarı da artar. Kıdem tazminatına hak kazanmak için işçinin belirli şartları sağlaması ve iş sözleşmesinin uygun sebeplerle feshedilmiş olması gerekir. Kıdem tazminatının hukuki dayanağı ise 4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı eski İş Kanunu'nda yer almaktadır. İşçiler, kıdem tazminatına hak kazandıkları durumlarda yasal yollara başvurarak haklarını arayabilirler.

Sitemizdeki içerikler oluşturulurken Güneş Partners ile okuyucu arasında herhangi bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulması amaçlanmamıştır. Tüm içerikler toplumu bilgilendirmek ve vatandaşlarımıza fayda sağlamak amaçlıdır.

Aradığınızı Bulamadınız Mı?

Uzman avukatlara soru sorabilirsiniz.

Aradığınızı Bulamadınız Mı?

Uzman avukatlara soru sorabilirsiniz.

Güneş Partners

Güvenilir hukuki bilgi kaynağı

Ankara / Çankaya

Sitemizdeki içerikler oluşturulurken Güneş Partners ile okuyucu arasında herhangi bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulması amaçlanmamıştır. Tüm içerikler toplumu bilgilendirmek ve vatandaşlarımıza fayda sağlamak amaçlıdır.

© 2025 Tüm hakları saklıdır

Güneş Partners

Güvenilir hukuki bilgi kaynağı

Ankara / Çankaya

Sitemizdeki içerikler oluşturulurken Güneş Partners ile okuyucu arasında herhangi bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulması amaçlanmamıştır. Tüm içerikler toplumu bilgilendirmek ve vatandaşlarımıza fayda sağlamak amaçlıdır.

© 2025 Tüm hakları saklıdır